Kayıtlar

sidney lumet etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Running on Empty (1988)

Resim
Napalm üretimine katkısı olan bir üniversitenin askerî araştırma laboratuvarını bombalayan eylemci bir çiftin bu olaydan sonra yaşamaya başladığı kaçak hayatını ve çocuklarının büyümesini konu alan Running on Empty (1988); kendi neden oldukları bu yaşam biçimine çocuklarını maruz bırakmanın ikilemini yaşayan bir ebeveyni ve müziğe yetenekli büyük oğullarını anlatıyor. Eylemci bir yaşam, çocuk büyütmek, çocuklara bir yaşam dayatmak-onları özgür bırakmak ikilemi, ergenlik ve kurulan saf ilişkiler, piyano ve müzik Running on Empty (1988) filminin iç içe geçen temaları arasında. Filmin imdb profili:  https://www.imdb.com/title/tt0096018/

Night Falls on Manhattan (1996)

Resim
Genç yaşta asistanlıktan New York Bölge Savcılığı'na kadar yükselen eski bir polisin bu yükselişinin öyküsüne, kimseye borçlu olmadan, temiz kalarak işini yapma ülküsüne, bazı polislerin uyuşturucu çeteleriyle kurduğu ilişkiye ve hukuka dair çok iyi bir film Night Falls on Manhattan (1996). Adalet kurumunu ve kolluk kuvvetlerini bir yana alan, diğer yanda uyuşturucu çetelerini ve onlarla ilişki kuran ama kanundan yana gibi görünmeye devam eden insanları içeren bir ortamda geçen Night Falls on Manhattan (1996); genç ve bir şeyler başarmak isteyen hırslı ve yetenekli bir adamın her iki yanı da gördüğü, mevcut düzeni ve bu düzenin içindekileri ve kendisini sorguladığı değerli bir film. Filmin imdb profili:  https://www.imdb.com/title/tt0119783/

Q & A (1990)

Resim
Bir yozlaşmış polis üzerinden mafya yapılanmasını, yasa dışı kirlileri ve yasal kirlileri, sorulan sorulara karşılık yanıtların ve gerçeklerin daha büyük güçlerin altında ezildiği bir dünyayı anlatan iyi bir film Q & A (1990). Polis dünyasını, siyaset dünyasını, yargı dünyasını ve mafya dünyasını bir arada içeren Q & A (1990); kimsenin temiz olmadığı ya da temiz kalamadığı bir evrende geçen, gerçeklerin ve gerçeklerin örtülmesinin peşinde koşan insanları anlatan değerli bir film. Filmin imdb profili:  https://www.imdb.com/title/tt0100442/

The Hill (1965)

Resim
Yönetmeni Sindey Lumet, başrolü Sean Connery olan, dolayısıyla hakkında daha fazla söze gerek duymayan ama yine de edilecekse; İngiliz ordusunun askerî hapishanesindeki gaddarlıkları, disiplin adı altında yaşanan sadizmi ve otorite büyüklenmesini anlatan çok iyi bir film The Hill (1965). Öyküsü Kuzey Afrika'da geçen, çekimleri İspanya Almeria'da yapılmış The Hill (1965); emre itaatsizlik, savaşmayı reddetme, asker kaçağı olma gibi nedenlerle askerî hapishaneye düşmüş ordu mensuplarının burada nasıl bir muamele gördüğünü, buradaki gaddarlığa karşı usulünce karşı koymaya çalışan bir askeri konu alan değerli bir eser. Filmin imdb profili:  https://www.imdb.com/title/tt0059274/

Equus (1977)

Resim
Atlarla özel bir ilişkisi olan bir ergen çocuk ile onun altı ata zarar vermesinden sonra bu çocuğun tedavisi için görev alan bir psikiyatr Equus (1977) filminin başkahramanları. Başrolünde Richard Burton'ın yer aldığı Sidney Lumet filmi Equus (1977) bir tiyatro oyunundan, yazarının uyarlaması ile senaryolaştırılmış. Bir çocuğun yaşamında ailenin ne kadar önemli bir yer ettiğini, çocuklukta yaşanan travmaların ne gibi sorunlara yol açabileceğini; iyi bir psikiyatrın hem çocuğun yaşamını araştırışı hem de mesleğini ve kendi yaşamını sorgulayışı ile beraber anlatan iyi bir film Equus (1977). Filmin imdb profili:  https://www.imdb.com/title/tt0075995/

The Fugitive Kind (1960)

Resim
Partilerde gitar çalan, serseri bir hayat yaşayan bir müzisyen artık bıktığı bu yaşamdan ayrılarak düzenli bir iş ve yeni bir sayfa arar The Fugitive Kind (1960) filminde. Geldiği kasabada bir dükkânda çalışmaya başlayan bu adam ve dükkân sahibinin karısı arasında yaşananlar insanın iyi duygularını ve heveslerini yok eden kötülükle karşılaşır. Senaristi Tennessee Williams, yönetmeni Sidney Lumet ve başrolü Marlon Brando olan (bunlardan sonra başka söze gerek var mıdır bilinmez) The Fugitive Kind (1960) filmi, karakter derinliği ve hayatı yok eden tutucu kötülük üzerine hikâyesiyle oldukça iyi bir eser. Filmin imdb profili:  https://www.imdb.com/title/tt0052832/

The Verdict (1982) Karar

Resim
Bir ihmal sonucunda bitkisel hayata girdiği iddia edilen bir çocuğun yaşamı üzerinden para, etik ve suç çatışmasının içerisindeki bir adaletsizlik düzenini anlatan iyi bir mahkeme filmi Paul Newman'lı, James Mason'lı The Verdict (1982). Avukatların ilkesel olarak ya da doğru olduğuna inandıkları için değil de sadece alacağı paraya bakarak ve gerçekleri göz ardı ederek çalışmasının etik ve ahlaki boyutunu da sorgulayan The Verdict (1982) filmi, gücün adaleti bükmeye çalışma çabasına karşı koyma uğraşının güzel bir örneği. Filmin imdb profili:  https://www.imdb.com/title/tt0084855/

Fail-Safe (1964)

Resim
Bir romandan uyarlanmış olan ve Soğuk Savaş döneminde geçen Fail-Safe (1964) filminde hatalı bir veri sonucunda Moskova'yı bombalamaya giden ABD uçaklarının her iki ülke başkanının ve yetkililerinin iletişimiyle beraber durdurulmaya çalışılışını izliyoruz. Gerilimi üst düzeyde olan Fail-Safe (1964) eseri her iki tarafın da hazırlık yaptığı olası bir savaş ya da saldırı durumuna karşı yapılacakların gerçeğe dönüştüğü; savaşın, güçlü bombaların yol açacağı tahribatın, makinelerde yaşanabilecek sorunların yol açabileceği korkunç sonuçların anlatıldığı etkileyici bir simülasyon, uyarıcı ve düşündürücü. Filmin imdb profili:  https://www.imdb.com/title/tt0058083/

The Pawnbroker (1964) Rehinci

Resim
Eskinin profesörü, savaş sonrasının ise rehincisi Sol Nazerman toplama kampında yaşadığı travmalardan sonra hayata karşı olumlu bir bakış edinemeyen, umutsuz ve yaşama isteğini kaybetmiş bir insana dönüşür. The Pawnbroker filminin başrolünde Rod Steiger yer alıyor. Nazerman'ın bir türlü zihninden atamadığı travmalar Rehinci (1964) filminde sinemanın anlatım gücüyle oluşturulan çarpıcı kesmelerle etkileyici bir şekilde aktarılıyor. Filmin imdb profili:  https://www.imdb.com/title/tt0059575/

Serpico (1973)

Resim
Sinema sanatının en değerli yönetmenlerinden biri olan Sidney Lumet, başrolünde Al Pacino'nun yer aldığı bu filminde polislik kurumunun suçlarla mücadele ederken suça bulaşmasını ve buna karşı gelen ender iyi polisleri anlatıyor. Gerçek olaylara dayanan ve Frank Serpico'nun biyografi kitabına dayanarak senaryolaştırılan eser, günümüzde hala hayatta olan ve 80'li yaşlarını yaşayan Frank Serpico'nun verdiği mücadelenin sinemasal bir anlatımı niteliğinde. Bu paylaşımımdan 6 paylaşım önce yer verdiğim Prince of the City (1981) filminde de polis ve devlet kurumlarındaki yozlaşmayı, devlet düzeninin suç işleyerek suçu önleyen bir yapı taşımasına neden olan kara noktalarını anlatan yönetmen, Serpico (1973)'te de bu konunun üzerine gidiyor. Serpico, başrolünde Al Pacino'nun yer alması dolayısıyla Kentin Prensi'ne oranla çok daha popüler bir film olsa da ve daha çok, rastlanma ihtimali daha az olan filmlere yer vermeye çalışsam da yönetmenin benzeri konuları işled...

Prince of the City (1981) Kentin Prensi

Resim
Bir narkotik polisinin görevini yerine getirirken kurduğu ilişkileri ve ekip arkadaşlarıyla beraber kendi çıkarları için gerçekleştirdikleri ufak vurgunları itiraf etmeye başlamasını seyre dalıyoruz. Temiz bir polis olarak kalmak ve eski iyi hislerini duyabilmek, vicdanını rahat ettirebilmek için tüm kirli ilişkileri ortaya dökmeye karar veren Dedektif Ciello, gittikçe daha da derinleşen bir soruşturmanın içerisinde bulur kendisini. Ekip arkadaşlarını ele vermemek ve yakın arkadaşlıklarını korumak isteyen Ciello, ilkelerine de ters düşmeye başlayarak tamamen hukuk görevlilerinin eline geçer. Aldığı teminatlar pratikte hiçbir işe yaramazken tanık olarak korunmasına rağmen kendisini adeta bir hapis hayatının içinde bulur. İşlediği suçlara rağmen gösterdiği kahramanlık ve önemli suçluların hapse atılması için verdiği katkılar sayesinde hukuk yetkililerinin gerçekleştirdikleri gayri resmi bir yargılama sonucu asıl mahkemede ceza almaktan kurtulur. Yaptığı muhbirlik ve arkadaşlarına karşı...