Sayılar ve Paylaşımlar
Bir sinemasever olarak, sosyal medyanın popülerleşmesiyle beraber sıkça karşılaşılmaya başlanan bir kalıptan son derece rahatsız oluyorum. O kalıp da bir konu hakkında bir paylaşım yapılırken bunun bir hapa, bir pakete dönüştürülüp sunulması. Örneğin En İyi 5 Korku Filmi, Hollanda'da Geçen 3 Unutulmaz Film, Psikoloğum Diyenlerin Kaçırmaması Gereken 12 Film, Erotizmin Doruklarından Kopup Gelen 14 Film, Çığır Açmış 7 Yönetmen, Aykırı Filmlerin Atası Sayılabilecek 6 Eser... Bu kalıplar sadece sinema bağlamındaki paylaşımlarda değil, edebiyattan resme ve müziğe kadar birçok alanda da kullanılabiliyor.
Başlıklara katılan anlamsız, abartılı, ilgi çekeceği sanılan iddiaların eleştirisi bir yana, bu tip paylaşımlardaki sayılar ayrı bir eleştiri konusu. Ben daha ziyade buna odaklanmak için geçtim klavye başına. Belirli bir konu belirli bir sayı ile kısıtlanmış oluyor sayısal vurgu yapılınca. Bazen öyle geniş, öyle zengin konular vardır ki 12 deseniz de yetmez, 22 deseniz de. Yani hangi sayıyı verirseniz verin, o sayı illaki eksik kalacaktır. Üç haneli sayılara çıksanız, bu durumda da, ilgi çekici olduğu düşünüldüğü için yapıldığını düşündüğüm sayı vurgusu anlamsızlaşmaya başlayacak, kim bakacak 132 ayrı vurguya denecek.
Bu tip paylaşımlardaki sayı vurgusu konuyu matematikselleştiriyor, konunun öznesi olan o eserleri bir kalıba sokuyor ve her biri bir sayı haline geliyor. Sayılar matematik açısından birbirine karşı belirli etkilere sahip olduğuna göre ve bu bir standart olduğuna göre sanat eserlerini bunlara benzetmeye çalışmak ne kadar anlamlı olabilir? Bir eser 1 eser değildir; bir eserdir. Market reyonuna gidip art arda dizilmiş, hepsi bir yere tıkıştırılmış, üzerlerine de albenili etiketler yapıştırılmış eserler orada eser muamelesi görmüyor demektir. Tüketim nesnesi haline dönüştürülmüş varlıklardır, pazarlamaya malzeme olmuş kurbanlardır.
Sayı kısıtlamalarına bir de tersten bakalım. Örneğin 19. Yüzyıl İngiltere'sini Anlatan Bazı Filmler demek, Sporcuların Yaşamını Konu Alan Birtakım Film Önerileri demek, Politik Komploları İşleyen Kimi Gerilim Filmleri demek, Dağ Koşullarında Geçen Birkaç Yabani Macera demek de pekala mümkün değil mi? Haberin, içeriğin açıklamasında ya da girişinde yazıda kaç ayrı filmin derlendiği zaten belirtilebilir. Ya da kişi kendisi sayarak da orada kaç filmden bahsedildiğini bulabilir. Yani bir haberi, içeriği belirli bir sayı kıstasına tıkıştırmak, sunumda bu sayıyı öne çıkarmak gerçekten gerekli mi? İnsanlar o habere, içeriğe, paylaşıma kaç adet filmi içerdiğini bildikleri için mi ilgi duyacak, amaç belirli bir sayı kotasını doldurmak mı? Bir de şu açıdan bakılabilir. Kişi belirli bir kotayı doldurarak bir haber, içerik, paylaşım oluşturmak istediğinde, hele ki o kotadaki sayı biraz büyükse zorlama bir şekilde konuya yaklaşabilir. Örneğin bazı temalarda az eser vardır ya da kişi, kendi beğenileri doğrultusunda o temadaki en iyi bulduğu eserleri ayırdığında elinde çok az film kalmış olabilir. Baştan hedef Soluk Kesen 20 Denizaltı Filmi başlığının altını doldurmak olursa, hem bu temada çok az film olduğu için hem de kişinin "iyi film" kıstasına uyan o sayıda film bulmak mümkün olmayabileceği için o sayı zorlama bir şekilde doldurulur. Bu da niteliği, kişinin o metni yazarkenki özgürlüğünü, özgünlüğünü, kendiliğini zayıflatır.
Yaratıcılığın, özgünlüğün, kendi biçiminin öne çıktığı bir alanda, sanatçıların kendi dertlerini ve görüşlerini anlattığı bir alanda bu anlatılanları tektipleştirerek sunmak da ayrı bir sorun. O eserlerden kimisi derdini komediyle, kimisi dramla, kimisi tarihsel bir olay üzerinden, kimisi absürtlükle, kimisi bilimkurguyla anlatabilir. Kimi eserler günümüzde yapılmış, kimisi elli yıl önce yapılmış; kimisi renkli, kimisi siyah beyaz olabilir. Bir sayı çatısının altında tüm bunları toplamak, amacın o sayıya, nasıl olursa olsun sadece belirli bir tema kümesine giren filmleri bir araya getirerek o sayıya ulaşmak olduğunu gösteriyor bir yandan da.
Birden fazla eseri bir araya getirme amacı da sorgulanabilecek bir diğer nokta. Neden belirli bir temadaki sadece bir filmi yazıya konu almak, onu anlatmak, ondan bahsetmek, onu öne çıkarmak mümkün olmasın? Neden benzer temadaki bir başka film bir başka yazının konusu olmasın? Bazen, tema ve tür bakımından aynı çatı altına giren filmler birbirlerinden o kadar farklıdırlar ki aslında onlar bambaşka eserlerdir. Sırf bir sayının parçaları haline getirmek için onları oraya kondurmak mı gerekir? Bu tip yazılar bir tür hayvanat bahçesi midir? Şu bölümde 72 yılan türüne toplu olarak göz atabilirsiniz, şurada ise 3 farklı kedigil bir arada gözlemlenebilir, buradaysa 19 deniz memelisi bir arada yer almaktadır... İyi ama amaç, bazı özellikleri benzer olan olabildiğince çok şeyi bir araya getirmek midir? Sayının çokluğu ya da sayının belirli bir yerde sabitlenmiş olması o paylaşımı, haberi, içeriği daha geliştirici mi kılar?

Yorumlar
Yorum Gönder