Yeni Olmayan Bir Filmi İzlemek için Aracı Bir Dijital Platforma Para Ödemek Üzerine
Özellikle 2010'lu yıllarla beraber aracı dijital platformlara para ödeyerek film izlemek son derece popülerleşti. İnternetin bu kadar önemli ve yaygın olduğu bir dünyada dijital olarak baş başa olunabilen bir alan olan sinema da buraya taşındı birçok kişi için. Bu yazıda tartışmak ya da üzerine düşünmeye davet etmek istediğim konu ise yeni olmayan bir filmi izlemek için aracı bir dijital platforma para ödemek durumu. Neden ''yeni olmayan'' diye kısıtlamaya gittim? Çünkü yeni bir filmin ticari getirisi, ticari getiri ihtiyacı ve onu yapanın ticari beklentisi olması daha anlaşılabilir bulunabilir. Dolayısıyla o yeni film için aracı bir siteye para ödenmesi benim için yeni olmayan bir film için ödenmesine oranla daha az önem arz ediyor.
Yazı boyunca yeni olmayan bir filmi dijital şekilde izlemek için para ödemek durumunu kastedeceğim. Örneğin bir sinema salonuna giderek ya da bir yeni olmayan filmin DVD'si aracılığıyla eser izlemek için para ödemekle ilgili bir eleştirim bulunmuyor. Sinema salonuna gitmek demek orayı işletenin orayı işletebilmesi için para harcaması, dolayısıyla bunu karşılamak için para kazanmaya mahkûm olması demek. Yeni olmayan bir filmin DVD'si de gökten yağan bir cisim olamayacağına göre ona ulaşmak isteyen kişinin onu elde edebilmek için onu üreterek para harcamış olana para ödemesi olağandır. Yeni bir filmi aracı bir dijital platforma para ödeyerek izlemekle ilgili bir eleştirim bulunmuyor bu yazıda.
''Yeni Olmayan Film''le Kasıt Nedir?
Buna kesin bir sınır belirtmek istemiyorum. Üzerinde tartışılıp anlaşılarak ''yeni olmayan film'' tanımlaması için belirli bir süre bulunabilir. Yeni olmayan filmleri bu yazıma konu yapmamın nedeni onların artık para kazandırma güçlerinin azalmış olması; dolayısıyla yeni olmayan bir filmi aracı bir dijital platforma para ödeyerek izlemek durumu üzerine sinemaseverleri düşündürmek. Ayrıca bir idealimi eklemeliyim ki yapılmalarının üzerinden belli bir zaman geçtikten sonra filmler artık tamamen kamuya açık olmalı. Bu filmlerin dijital varlığını kastediyorum. Yani yeni olmayan bir filmin basılı afişini, DVD'sini değil. Çünkü afiş basmak, DVD üretmek belli bir para gerektireceği için onları ücretli olarak kişilere sunmak normaldir. Ek olarak, bir film artık yeni olmayan film kategorisine girmesine rağmen hâlâ onun dijital varlığı (yani filmdeki bir karakterin oyuncağını ya da filmin senaryosunun basılmış kitabını vs. kastetmiyorum; sadece dijital varlığını kastediyorum) üzerinden para kazanılmaya çalışılırsa bu durum yapılacak filmlerin yaratı olmasından önce üretim olmasına neden olabilir, film yapacak kişileri bu kaygıya itebilir diye düşünüyorum. Eğer kişi ticari kaygılarla değil sadece dilediğince yaratısını ortaya koymak için film yaparsa bu onun eserinin daha iyi bir eser olmasına katkı sağlar diye düşünüyorum. Ama kişi bir film yaparken onu sömürerek uzun zamanlar boyunca onun üzerinden para kazanmayı amaçlarsa kendisi olmayı bir kenara bırakıp paralarını almaya çalıştığı kişilerin ürünü olmaya meyledebilir. Hâlbuki kişi belli bir süre sonra eserinin dijital varlığının artık ticari bir getirisi olmayacağını bilerek o eseri yaratırsa kendi yaratıcılığını ve kendi varlığını, düşüncelerini, bağımsızlığını o eserde daha özgür şekilde kullanabilir. Bu da o eserin daha değerli olmasına katkıda bulunabilir.
Aracı Paralı Dijital Platformların Hiç mi Faydası Yok İzleyiciye?
Pratik bir şekilde bazı eserlerle karşı karşıya olmak için kimi insanlara faydalı olabilir. Ya da araştırıp, ince eleyip sık dokuyup bilinçli bir izleyicilikle eserlere yönelmektense kendisine sunulanlar arasından birini seçerek onunla vakit geçirmek isteyenler için yararlı görünebilir. Aracı paralı dijital platformlara ihtiyaç var mıdır sorusu üzerine, özellikle de bu platformların paralı olması üzerine daha fazla düşünülmesi gerektiğini düşünüyorum.
Aracı Paralı Dijital Platform Nasıl Para Kazanacak?
Yeni olmayan bir filmi izlemek için aracı paralı dijital platforma ücret ödemek durumuna dikkat çekmeye çalıştığım bu yazıda peki ama onlar nasıl para kazanacak diye bir soru akla gelebilir. Bu öncelikle izleyicinin sorunu değil. İzleyicinin sinema üzerine ve kendi hayatı üzerine düşünmesi gereken birçok soru varken ticari bir kurumun derdini dert ederek aracı paralı dijital platformun savunucusu konumuna geçmesi ne kadar anlamlıdır? Burada eleştirilen nokta bu ortamlara yeni olmayan bir filmi izlemek için para ödemek. Bir aracı dijital platform varsa birçok ücretsiz dijital alanda olduğu gibi izleyiciye reklam göstererek varlığını ekonomik açıdan sürdürmesini sağlayabilir. Bu reklam gösterme durumu film esnasında kesinlikle söz konusu olmamalı. Filmden önce olabilir. Kaldı ki yukarıda da bahsettiğim gibi yeni olmayan filmler artık ticari bir mal olarak kullanılmaktan arındırılmalı, o eserlerin dijital varlığı dileyen herkesin ulaşabileceği şekilde bulunmalı.
---
Belki de öncelikle neden yeni olmayan bir sinema eserini dijital kanal aracılığıyla izlemek için paralı oluşumlara bağımlı ve muhtaç olmayı tercih eder insan diye sorgulamak gerek. Bir paralı oluşum için kişi bir müşteridir ve bu oluşumların kimisi belli bir kitleye hitap eder kimisi başka bir kitleye. Paralı bir oluşum kâr etmek ister ve bunu da müşterilerinden yararlanarak yapacaktır.
Bir diğer nokta da para ödenen yerin eser sahibinin kendisinden önce eser sahibinin eserini pazarlayan yer olması. Bu nedenle bu yerleri ''aracı dijital platformlar'' şeklinde niteledim.
Yeni olmayan bir film sadece paralı aracı dijital platformlar üzerinden ulaşılabilen bir film midir? Her paralı aracı dijital platformda her yeni olmayan filmi bulmak mümkün olmadığı için her bir merak ettiğimiz yeni olmayan film için ayrı bir paralı oluşumun müşterisi mi olmamız gerek? Yeni olmayan bir filmi izlemek için tek bir paralı oluşuma ödeme yapmak durumu dahi üzerine düşünülmesi gereken bir durumken tek bir paralı oluşum üzerinden her bir merak ettiğimiz yeni olmayan filmi bulmamızın mümkün olmadığı aşikâr.
Yeni olmayan filmleri izlemek için aracı paralı dijital platformların sinemaseverlere sunduğu seçenekler kadarına mahkûm olmak izleyicinin ufkunu daraltan bir durum. Üyesi, dolayısıyla müşterisi olunan paralı ortamın sunduğu alan ne kadarsa bizim sinema dünyamız da bu alanın çevresi kadar olmuyor mu? Yani kişi para ödeyerek ufkunu daraltmış olmuyor mu? Kişi bir ortama para ödemişse kendini o ortamın içinde tutmaya meyletmez mi? Her paralı aracı oluşumun belli bir çapı var. Dolayısıyla bir paralı aracı oluşumun sahip olduğu film kütüphanesi sinema adlı büyük kütüphanenin içindeki küçük bir yeri kaplayabilir ancak. Ne ironiktir ki eğer kendinizi paralı aracı dijital platformlara teslim ettiyseniz ufkunuzu genişletmek için daha fazla para ödemeniz gerek. Daha çok paralı aracı dijital platforma üye olarak karşınızdaki ulaşılabilir sinema eseri sayısını artırabilirsiniz çünkü.
Sinemanın en güzel yanlarından biri son derece geniş, belki de uçsuz bucaksız bir alan olmasıdır. Dolayısıyla kişi bu deryada kendince bir yolculuğa çıkar, merak ettiklerini araştırır, kendi ilgi alanlarına ve zevklerine uygun eserleri bulmak için kendisi çaba sarf ederse bu onu daha geliştiren bir eylem olmaz mı? Neden hem para ödeyip hem de daraltılmış bir alana mahkûm olsun izleyici?
Yaşasın ticarileşmemiş sinema! Yaşasın bağımsız sinema izleyiciliği!
Görsel: Sunset Blvd. (1950)'den bir kare (bir görsel koymam gerekiyordu ve canım bunu koymak istedi; görsel yazıda anlatılanları tam anlamıyla yansıtmaktadır gibi bir iddiam yok).

Yorumlar
Yorum Gönder